Uzun Ticaret VESTEL & AVEA
 

Kaç yıl yaşayacaksınız?

Son yıllarda, moleküler biyoloji ve gen teknolojisi alanlarında kaydedilen büyük gelişmeler biyoteknolojideki hızlı değişim ve ilerleyişin itici gücü oldu ve bu teknoloji, giderek çok daha fazla sayıda sanayi ve hizmet sektörünü etkiler hale geldi. 1900’lerde ABD’de ortalama yaşam süresi 47’ydi. Bugün ise 80’e ulaştı. Yeni hedef 100 yıl. Kimi sağlıklı beslenmeyle 100 yıla ulaşabileceğini umut ediyor, kimi mutlu ve huzurlu bir hayat sürmenin 100 yılın kapılarını aralayacağına inanıyor kimi gelişen gen teknolojisine umut bağlıyor.  Genetik bilimi 50 yıl içerisinde ortalama insan ömrünü 100 yıla çıkarmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

 Dünyada gen teknolojisi sağlık, genetik hastalıklar, bitkisel ve hayvansal besin kaynaklarının iyileştirilmesi, verimin artırılması amacıyla kullanılıyor. Bu teknoloji, bilgisayar teknolojilerinde meydana gelen gelişmelerin de katkısıyla koruyucu hekimlik alanında birkaç yıl öncesine göre yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını da sağladı. Genetik kökenli hastalıkların tedavisinde eksik olan genin yerine konması olarak tanımlanabilecek gen tedavisi yakın gelecekte kullanılmaya başlanacak. Yapay dokuya organ üretimi, kök hücrelerin elde edilmesi gibi gelişmeler insan hayatını olumsuz yönde etkileyen birçok hastalığa çare olacak. Genetik bilimi sayesinde birkaç yıl içerisinde felç, diyabet, hemofili ve kalp krizi tarihe karışacak. Beş yıl sonra 25 ayrı kanser türünün tedavisi bulunacak. 2025 yılına gelindiğinde yüksek tansiyon, zihinsel bozukluk, kalıtımsal hastalık, kan kanseri tarihe karışacak. 2050 yılında AIDS tarih olacak. Hastalıklar ortaya çıkmadan teşhis edilecek. Çocuk ana karnındayken ileride yakalanabileceği hastalıklar belirlenecek. Tedavi amaçlı klonlama teknikleri kullanılarak Alzheimer, şeker hastalığı, lösemi gibi hastalıkları tedavi etmek, genetik hastalıkları önceden teşhis ederek iyileşmeyi sağlamak öncelikli hedefler arasında. Çoğalma amaçlı klonlama ise tedavi amaçlı hastaya özel doku ve organ üretmek, nesli tükenmekte olan hayvanların çoğalmalarını sağlamak, araştırmalarda kullanmak üzere birbirinin aynısı hayvanlar üretmek için gerçekleştiriliyor. Gen teknolojisi günümüzde yaşamın her alanında etkisini gösteriyor. Özellikle tıp, tarım hayvancılık, gıda, kimya, enerji ve çevre endüstrileri gen teknolojisinden yoğun şekilde yararlanılıyor.

Yaşlanma süreci genlerimizde kayıtlı ve organizmaların neden yaşlandığını anlamak, genetik mühendisliği yoluyla daha uzun yaşamalarını sağlamaya olanak verebilir. Biliminsanları hayvanların yaşam süresini epeyce uzatabilmeyi başarmış görünüyor. California Üniversitesi’nden Michael Rose, 1976’dan beri hemcinslerinden en az dört kat daha uzun yaşayan meyvesinekleri üretiyor. Bunun insandaki karşılığı, 300 yıldan daha uzun bir ömür. Rose ve daha birçok bilimci, genetik mühendisliğinin desteğiyle, tıpkı meyvesineklerinde olduğu gibi, doğru müdahalelerle insanların da yaşam sürelerini uzatmanın mümkün olduğuna inanıyor. İnsanın ortalama ömrü şimdilik 80’li yaşlara ulaşsa da, bu süre kolaylıkla iki katına çıkarılabilir, ama kesin bir süre vermek olanaklı değil.

 Kopan el yeniden çıkabilir!

P21 adlı genin kopan organların yeniden çıkmasını engellediği tespit edildi. Gen baskılanırsa kopan organlar kendisini yenileyebilir. Bir geni çıkarılmış farelerdeki değişimin izini süren bilimciler, organlarda kendini yenileme işlevinin ortaya çıktığını keşfetti. Bu genin etkisizleştirilmesiyle teorik olarak insanların da kaybettikleri uzuvlarına yeniden kavuşması mümkün olabilir. Bazı hayvanlar, örneğin şerit solucanlar, süngerler ve semenderler vücutlarının kopan parçalarını yeniden üretme yeteneğine sahipler. İnsanlar ve öteki memelilerse evrim sürecinde bu yeteneklerini kaybetmiş görünüyorlar. Oysa, 14 yıl önce bir deneyde tesadüfen gözlenen bir olgu, p21 adlı bir genin baskılanmasıyla memelilerin de kayıp dokularını yenileyebilme becerisine kavuşturulabileceğini gösterdi.